Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Albert Saydam, otomotiv sanayisinin güncel durumu ve gelecek planları ile ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Çin’den Avrupa ve Türkiye’ye gelen otomotiv şirketlerini tehdit olarak görmemek gerektiğini kaydeden Saydam, “Bu gelişin karşısında durmak mümkün değil bir şekilde koluna girmemiz lazım. Çinliler’in Türkiye’de üretim için ciddi bir ilgisi var. Avrupa Birliği’nin getirmiş olduğu vergiyle Türkiye’ye olan ilgileri artıyor” dedi. Türkiye otomotiv sanayisi için asıl tehdidin Fas olduğunu da aktaran Saydam, “Fas Türkiye için ciddi bir tehdit. Fas gibi ülkeler Avrupa Birliği’ne çok yakın. Orada işçilik ücretleri 3 Euro/saat, bizde 12-13 Euro’lardan bahsediyoruz” ifadelerini kullandı.
HEDEFİMİZ DÜNYADA İLK 10 OLMALI
TAYSAD Başkanı Albert Saydam, Türkiye’nin otomotivde hedefinin dünyada ilk 10’a girmek olması gerektiğini de vurguladı.
Saydam, “Amacımızın Türkiye’yi ilk 10’a taşımak olması lazım. Peki ilk 10’un 2023’teki verilerle karşılığının ne olduğunu söyleyeyim. 1.7 milyon adetlik satış ve 1.9 milyon adetlik üretim. Hedefimizin bu olması lazım” dedi.
2024’te tedarik sanayisi ihracatının düşmesinden endişe ettiklerini de aktaran Saydam, “Ana sanayi ihracatı düşmeyecektir çünkü ana sanayinin araç ihracatı aynı kalsa bile, araç konfigürasyonlarının katma değeri daha yüksek olduğu için, ihracat değer olarak artacaktır. Fakat tedarik sanayi tarafında görüyoruz ki Avrupa’nın küçülmesi söz konusu. Bu küçülme tedarik sanayisine de yansıyacak. Bundan dolayı biz 2024’te küçük bir gerileme bekliyoruz. Buna rağmen yine toplam otomotiv sanayi ihracat hedefini 36 milyar dolar olarak öngörüyoruz. Çünkü şu anda konuştuğumuz birçok problemin çözümünün üretim odaklı hatta ihracat odaklı üretim olduğunu düşünüyoruz. Ve bütün faaliyetlerimizi buna göre planlıyoruz” diye konuştu.
ÇİNLİLERİ KARŞISINDA DEĞİL YANINDA OLALIM
Son dönemde, hem küresel hem de Türkiye otomotiv sanayisinde en önemli gündem maddelerinden biri, Çinli firmaların agresif politikaları.
Bu konuyu tedarik sanayisi açısından değerlendiren Albert Saydam, “Ben Çin’i tehdit olarak görenlerdendim, ama artık öyle görmüyorum. Çünkü Japonlar, Almanlar, Fransızlar, İtalyanlar ne zaman yatırım yapsalar hem kendi tedarik sanayini getiriyorlar hem de yerel tedarik sanayi de geliştiriyorlar. Bizim son 50 senelik hikayemiz böyleydi. Çinliler ise kendileri bir araç üreticisi olarak geliyorlar ve zaten kendilerine ait tedarik sanayi ile geliyorlar, kendi fabrika alanından dışarı bile çıkmıyorlar. Ben bunu tehdit olarak böyle görüyordum. Gelmeliler, çünkü zaten gelecekler bari yanlarında olalım. Bu gelişin karşısında durmak mümkün değil bir şekilde koluna girmemiz lazım. Çin’i anlamak ve Çin’le çalışmak bizim 2024’te ajandamızda. Çünkü önünde durmak mümkün değil. Çinliler’in Türkiye’de üretim için ciddi bir ilgisi var. Avrupa Birliği’nin getirmiş olduğu vergiyle Türkiye’ye olan ilgileri artıyor” dedi.
Türkiye otomotiv sanayisi için asıl tehdidin Fas olduğunu da aktaran Albert Saydam, “Fas Türkiye için ciddi bir tehdit. Fas gibi ülkeler Avrupa Birliği’ne çok yakın. Avrupa Birliği merceğine almış durumda. Orada, işçilik ücretleri 3 Euro/saat, bizde 12-13 Euro’lardan bahsediyoruz. Oradaki ana sanayiler bizim zaten hep temaslı olduğumuz ana sanayiler, müşterilerimiz. Onlar da bizi Fas’a ve Cezayir’e çağırıyorlar. Diyorlar ki buradaki başarı hikayemiz Türkiye ile Türk tedarikçilerle öne çekilebilir. Hatta tedarik sanayiden Fas’a gitmiş 3-4 tane üyemiz var” şeklinde konuştu.
Saydam, TAYSAD üyelerinin 34 ülkede 200’ün üzerinde yatırımı olduğunun da altını çizdi.